Bireysel danışmanlık,
kişinin yalnızca yaşadığı probleme değil, kendisiyle, duygularıyla ve ilişkileriyle kurduğu bağa odaklanan bir süreçtir. Kişinin bugün yaşadığı güçlüklerin geçmiş deneyimleri, aile içindeki iletişim biçimleri ve kendisi hakkında geliştirdiği algılarla nasıl bağlantılı olduğu birlikte ele alınır. Varsa travmalarının hayatı üzerindeki etkisi ve yeniden düzenlenmesi üzerine çalışılır.
Bu süreçte özdeğer önemli bir yere sahiptir. Kişinin kendisini nasıl gördüğü, ihtiyaçlarını ne kadar fark ettiği, duygularını nasıl ifade ettiği ve ilişkilerinde kendisini ne ölçüde ortaya koyabildiği üzerinde durulur.
Amacımız kişiyi “doğru davranışa” yönlendirmek değil, kişinin kendi iç kaynaklarını fark etmesine ve daha özgür seçimler yapabilmesine alan açmaktır. Kendi doğrularını, kendi yolunu keşfetmesine ışık tutmaktır.
Danışmanlık sürecinde kişinin;
- Duygularını ve ihtiyaçlarını fark etmesi,
- Kendisiyle kurduğu ilişkiyi yeniden değerlendirmesi,
- Özdeğerini destekleyen bir içsel duruş geliştirmesi,
- İlişkilerindeki tekrar eden döngüleri fark etmesi,
- Sağlıklı sınırlar oluşturabilmesi,
- Duygu ve düşüncelerini daha açık ifade edebilmesi,
- Geçmiş deneyimlerinin bugünkü yaşamına etkisini anlamlandırabilmesi,
- Kendi seçimlerinin ve kaynaklarının farkına varması
üzerinde çalışılır.
Çünkü değişim, kişinin kendisini değiştirmeye zorlamasıyla değil; kendisini daha derinden anlamasıyla başlar.